Harika bir günnnnn…

Karışık duygular içerisindeyim. Nasıl anlatacağım dünü, inanın ben de bilmiyorum. Bundan önce yeni yılda gitmiştim evime. Ama o zaman da aynı hastahanedeki gibi, annem ve ben bizim evde, diğerleri babaannemlerin evindeydi. Buradan bir farkı yoktu yani.

Ama dün…

Dün 10:30 gibi evimdeydim. Gider gitmez yatağıma uzandım, biraz dinlendim. Daha sonra aşağıya babaannemlere indim (inat ettim siz kahvaltı yaparken ben de yanınızda olacağım diye, yoksa yine yukarıda tek başıma kalacaktım). Neyse, cebren ve hile ile indim babaannemlere. Onlar çay içti, ben onlara baktım. Çay muhabbetlerini bile o kadar çok özlemişim kiiiii… Teyzemler geldi, biraz vakit geçince kuzenlerim Ecem’i ve Ela’mı alıp bize çıktık. Annemler ve teyzemler ise hala aşağıda…

Elam kocaman olmuş, ama unutmuş biraz beni. Yanımdayken bir yabancıya bakarmışçasına süzdü beni. Ecemle harika vakit geçirdim. Tabii arada teyzemler falan yanıma çıkıyor, eeeeeeee vakit çabuk geçiyor.  Saat 2_3 annem dinlenmemi buyurdu:) O güzel insanları bırakıp uyudum, ama itiraf etmeliyim yorgun düşmüştüm.

Akşam mı?

Akşamı hiç sormayın, mısır patlattık. Mısır keyfi yaptık ve aramızda kalsın hemen hemen tüm ailem yanımdaydı. Biraz kaçamak yaptık. Anlayacağınız yine eski günlerdeki gibi, o kalabalıkta… Bir curcuna kimse birbirini tam dinleyemiyor, her kafadan bir ses. İnanın o kadar çok özlemişim ki o curcunayı…

Bir de, belki merak edenler vardır; genç Fenerbahçeli Sefa yazmıştı; “16.02.08’de sana hediyemiz var” diye. Dün biz eve gittiğimiz için hediye yarım kaldı sayemde:) Dün on genç Fenerbahçeli içlerinde Sefa da varmış, beni ziyarete gelmişler,  ama ben yoktum. Tabii hediyemi de akşam, sayesinde sefayla tanıştığım kuzenim Ulaş’tan aldım. Arkasında kocaman GENÇ FENERBAHÇELİLER yazan bir polar… Havalara uçtuuummmmmmmm, çok mutlu ettiler beni sağ olsunlar! 

Sevgili site sakinleri dün hastaneye yatışımın tam üçüncü ayıydı. 16 Kasım’da yatmıştım hastahaneye ve 16 Şubat’ı evimde geçirdim. Dün benim için ayrıca özeldi, yani dünden bana uzun zamandır pek hareket edemediğim için bacak ağrıları (ama olsun ben o ağrılarla mutluyum) karda, soğukta sımsıcak sevgi sözcükleri kaldı.

Özgün Kaplanseren, 17.02.08

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir