Bir vakıf kurup….

Aşağıdaki yazıda burs başvurusu yapan bir öğrencimizin hayata bakışını okuyacaksınız. Kimlik bilgilerini vermedik. Bilindiği üzere kontenjanımız 5 öğrenciyle sınırlıdır. Parlak öğrencilere eğitim desteğinde bulunacak kuruluş, dernek veya kişilerin bu öğrencimizi listelerine kaydedeceklerini bekliyor ve diliyoruz.

“Babam memurdur. Sabrı ve iyilikseverliğiyle örnek aldığım adamdır. Annem ise ev hanımıdır, beni ve abimi bu günlere getiren, azimli ve kararlı oluşuyla beni etkileyen bir kadındır. Kendisi 4 senedir kanser hastasıdır fakat bizi, iyileşeceğine inandıran kişi de kendisidir. İşte beni ve abimi büyütenler böyle harika insanlardır. Benim ise ”öncelikli” hedefim onların verdikleri emeğin karşılığını gerçekten alabildiklerine inandırmaktır.

İlkokulu Diyarbakır’da, ortaokul ve liseyi İzmir’de okudum. Küçüklüğümden beri düzenli ve birbiri arasında uyum olan şeylere hayranlığım vardı. Yapılara bu yüzden çok ilgi duyardım. Doğuştan gelen resim yeteneğimi çoğunlukla bu yönde kullandım. Kağıt üzerinde sayısız şehirler yarattım, köydeyken taş ve sopalarla yapılar inşa ettim -her ne kadar ”iki ayaklıların” gazabına uğrasa da-, o zamanlar benim için oyun olan bu aktivitelerin aslında bilinçaltımda ve hayal gücümde birikenleri boşaltma yöntemleri olduğunu şimdi anlıyorum. Sonralardan bunlar benim için bir ideale dönüştü.
Üniversite sınavında İstanbul Arel Üniversitesi Mimarlık bölümü tam burslu programını kazandım. Fakat babama ekonomik, anneme ise psikolojik olarak yardımcı olmak adına yatay geçişle İzmir’e ailemin yanına geldim. İşte size kısaca anlattığım özgeçmişim bundan hallicedir. Benim ise ”2.” hedefim toplum, ekoloji ve kültürel geçmiş bağlarını kullanarak yaşanabilir, sürdürülebilir ve ”hissedilebilir” yapılar ve mekanlar oluşturabilecek bir mimar olmaktır.

Çok zengin olmanın para iyi yönetilmedikçe iyi bir şey olmadığını düşünüyorum. Eğer hedeflerim gerçekleşirse maddi olarak iyi bir konuma geleceğimden ise eminim. Fakat her ne kadar gerçekçi olup olmadığı konusunda emin olamasam da, az paranın çalışmak için yeterli metayı; çok paranın ise yine çalışmak için yeterli azmi sağlayamayacağını düşünmekteyim. Bunu ömrüm boyunca çalışmak istediğim ve bu isteğimi ancak kendimde bulunacak para dengesini sağlayarak olacağı kanaatindeyim. Yani çalışma materyallerine ulaşmak ve yaşamsal ihtiyaçlarımı giderebilmek için yeterli paraya ulaşmalıyım fakat beni çalışmaktan soğutacak ve tembelliğe itecek parayı da kendimden çıkarmalıyım. Benden çıkacak olan paranın kontrolünü sağlayamaz isem, bu yine her türlü zarara sebebiyet verebilir, emeklerimin heba olmasına neden olabilir. Bu yüzden bir vakıf kurarak paranın kontrolünü topluma faydalı olacak şekilde sağlamam gerekebilir. Toplumun mutlu olması için refah seviyesi önemlidir. Refah ise toplumun eğitim seviyesi ile doğru orantılıdır. Ülkemizin ise eğitime en muhtaç yerleri kırsal kesimlerdir. Üretimin 1. basamağı olan kırsal kesimlerden en iyi düzeyde yararlanabilmemiz için köylüyü eğitmemiz son derece önemlidir. İşte tüm bu sebepler dahilinde benim ”3.” hedefim yıllar önce kapatılan Köy Enstitüleri’ne benzer bir vakfı Karer yöresinden başlayarak oluşturmaktır.

Başvurular üzerine

Burs başvuruları gelmeye başladı. Ülkenin her yerinden, her köşesinden… Bu ilgi hem bizi çok mutlu ediyor, hem de derinden sarsıyor. Şöyle düşündüğüm çok olmuştur: Her sorunun bir cevabı vardır. Her sorunun bir cevabı yoktur bazen. Hiç bir cevabı yoktur. Eliniz kolunuz bağlı hissedersiniz kendinizi. Söyleyecek sözünüz kalmaz. Biz de şimdi tam da bu durumdayız. Size teşekkür ediyoruz. Bizi arayıp bulduğunuz, hikayemizi okuduğunuz, duygularımıza ortak olduğunuz için…

Özgün Kaplanseren Eğitim Bursu ailesi
27.08.2015

4. Dönem Altıncı Ay Bursları

Özgün Kaplanseren Eğitim Bursu’nun 4. dönem altıncı ay bursları öğrencilerimizin banka hesaplarına yatırıldı. Gözlerinizden öperiz çocuklar. Güle güle harcamanız dileği ile…

Özgün Kaplanseren Eğitim Bursu’nda 4. Dönem

2014-2015 OKEB

Geçtiğimiz eğitim yılında burs verdiğimiz 2 öğrencimiz mezun oldu. Mezun olan öğrencilerimizin yerine bu yıl ailemize 2 yeni öğrenci daha katılacak. 4 yıldan  beri devam eden Özgün Kaplanseren Eğitim Bursu’na her geçen yıl yapılan başvuru sayısında sürekli bir artış gözleniyor. Çok farklı şehirlerden öğrenciler burs başvurusunda bulunuyor. Bunların arasından ancak bir kaçına olumlu cevap verebiliyoruz. İlkelerimiz ve bütçemiz gereği öğrenci sayısını sınırlı tutmaktayız.

Sevgili kızımız Özgün’ün katkısını anlamlı kılan; bu katkının sınırlı, mütevazi, sürekli ve öz kaynağa dayalı olmasındandır. Süreklidir, çünkü burs vermeye başladığımız öğrenci mezun oluncaya kadar bizim öğrencimizdir. Hiç görüşmesek de, arayıp sormasa da, kısa bir sağlık mesajı atmasa da o artık ailemizin bir ferdidir. Özgün’ümüzün yerindedir.

Bizim dışımızda sevgili kızımız Özgün’ün; “amcalarım, dayılarım, teyzelerim, büyük babalarım, büyük annelerim” dediği aile fertleri onun anısını canlı tutmaya yemin etmiş gibiler. Onlarla her dönem aynı heyecanı yaşıyoruz birlikte. “Kaç öğrencimiz var, kaç öğrencimiz mezun oldu?” diye soruyorlar. Onlara verdimiz cevaplar bizi mutlu ediyor.

İlk yıl Özgün Kaplanseren Eğitim Bursu’nu alan bir öğrencimiz, bu yıl bir OKEB öğrencisine burs veriyor. Bundan daha mutluk verici bir beklentiniz olabilir mi?

 2014-2015 eğitim yılında 2 yeni öğrenci olmak üzere toplam 5 öğrencimize 8 ay boyunca her ay 150 TL karşılıksız burs verilecektir. Bu yıl sadece Karer kökenli öğrencilerin başvuruları değerlendirmeye alınacaktır.

Özgün Kaplanseren Eğitim Bursu Ailesi

 

Başvuru Formu