İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Alışma!!!

Kolay mı?…
Alışmalıyız o güzel çocuklara, rehber kişiliklere, emekçilere, onun dokusuna ama kötü sonuçlarına değil.
Burada bir duralım.
Hani derler ya titre ve kendine gel!
Alışmalımıyız iki tarafı keskin bıçağın soğukluğuna?
Bir ses duyuluyor,’hayır’ diyen….
UMUT gibi,derinden ama yüzeyi sarsan, aşk gibi, bir öykü, şiir gibi, kendine ait yaşadığı gerçekler gibi, tutunduğu o devrimci yürek gibi…
‘Hayır!’ diyor: Özgün;
‘Alışma’
Unutmak gibi anımsamakta insani bir eylemdir!
Ama anımsamak gerekiyor sık sık, bazen unutmak. Akıp giden zamanı, çirkinlik ve güzellikleriyle, iyilik ve kötülükleriyle yapılanları,
söylenenleri, tutumları, tavırları, niyetleri, kısacası yaşananları önüne koymalı insan. O zaman daha ÖZGÜN (insan) oluyoruz çünkü…
Bazen tepki, bazen öfke, bazen ders;
Bazende böyle kızdık umudumuzun törpülenmesine, bazen de yine bir deprem gibi böyle derin sarsıntılarda bilendi yarına umutlarımız.
Alıştık mı ne,olan bitene?
Yoksa içimize,karşımıza söylediğimiz,ya da bize yöneltilen o ses ÖZGÜN’den gelen ses, ‘Alışma’ uyarısı mıdır asıl olan?
Hangisi?
Soruyu sahiplenmekte sakınca olmasa gerek:
Hangisi?
 
İbrahim Demirel, 18.08.2011

Bir yorum

  1. Barış KIŞIN Barış KIŞIN Ağustos 18, 2011

    Biraz daha azaldık, biraz daha öldük sanki. Ama yine de hayatımıza, hatırlarımıza ve hikayelerimize geçen adın, kötü günümüzde bize yaşama inancını hatırlatacak senin. Ve biraz daha, bir kez daha tutunacağız hayatta.
    İyi günümüzde çocuk sevincinin arkasına saklanan o olgun acıları, yaşamın doğal bir parçasıymış gibi gören ve gizleyen yüzünü, o ölümcül acıları bağrına basan yüreğini sevinç ve saygı ile hatırlayacağız .
    Ve öyle anacağız adını.
    Çünkü hatırlamaktır -çoğu zaman- yaşamak…

Bir cevap yazın