İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

El ne ister?

Varmayınca el tutmaya, yazmaya… El varmaz, derler. Bunu memleketin hallerine bağlamayacağım şimdilik. Bağlanır da, sırası değil. Gizlemeye gerek yok, epeydir yazmaya elim varmadı. Tek kelime not etmedim bir kenara. Ama, dilimin ucuna kadar gelmiş kelimeler meğerki.

Sosyal medyayı kullanmayalı da epey oldu. Göz gezdirecek olunca da… Birçok arkadaşımın paylaşımını “konumu ele veririm” endişesinden yorumlamadım ya da beğenmedim. Başını kuma gömmek gibi. Gömmeyen var mı ki? Varmış gibi görünenler var elbet.

Sosyal medyaya göz gezdirecek olunca dedim; dedim demesine de sözcükler havada kaldı bence. Sadece dünya küçülmüş biraz daha.

Dünya ne ki?

Asya kıtası, Avrupa kıtası, okyanus ya da daha fazlası mı, değil; bakıp gördüğün yer kadar bir yerdir aslında.

O kadar!

Dünya, bakıp gördüğümüz yer kadar bir yerdir.

Bu da ne, yanılıyorsun, dünya senin dediğin yer kadar bir yer değil, diyorsanız bir teklifim daha olacak.

İsterseniz dünyayı iki artı bir veya üç artı bir ev ya da zindan gibi düşünün.

Denizler, okyanuslar, anakaralar ile bir dünya gibi de…

Dünya her seferinde gördüğünüz kadar bir yerdir, daha fazla değil.

Üzülmeyin.

Kudretli insanların dünyası daha küçüktür.

Onların dünyası beton bariyerlerin oraya kadar bir yerdir. Arkasını göremedikleri…

Selahattin Demirtaş’ın Laylan’ını okumadım henüz. Çünkü daha yayınlanmadı. İlk 14 sayfalık tadımlık bölüm hariç.

Kudret. Romanın kahramanı…

Hırsız, dolandırıcı…

17.01.2020

Bahara var daha…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın